KURULUŞ TARİHİ: 1986 - E-MAİL ADRESİ : ttkd07@gmail.com -TEL: (TT ) 0212 222 06 98 / CEP: 0541 271 20 89
Ana Sayfa
 

Tapu dışı sözleşmeli konut alanların
vay haline! Sözleşme geçersiz, dikkat..







*Tüketici 482.000 TL 'ye sözleşme
ile konut satın aldı, bakın başına neler geldi?

* Tüketici Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinden
alıntılarını okuyunca"Şok" olacaksınız!

.......... Tüketici Mahkemesi
Sayın Hakimliğine TEDBİR TALEPLİDİR


Davacı : M......Veysel ...
Adres : ..............İstanbul

Vekili : Av. O.K.
Adresi : ..................................


Davalı : İNM.... .................................... A.Ş.
Adres : ...................... / İstanbul


Konu : 23.11.2008 tarihli resmi geçerliliği olmayan , 4077 sayılı yasaya aykırı hükümleri bulunan, “Ş.....Caddesi, M..... Evleri, A...Blok.., Kat ... No: 41, Bahçeşehir- İstanbul ” adresindeki konut sözleşmesinin feshi talebi ; “satılmış görünen fakat gerçekte resmi olarak satılmamış olan daire ile ilgili ödenen paraların, emsal kira bedeli düşülerek, faiziyle iadesine karar verilmesi” hakkında

İzahı : 1- RESMİ SATIŞ YAPILMAMIŞTIR, “SÖZLEŞME GEÇERSİZ” DİR VE DAVA KONUSU YETKİLİ YER MAHKEMESİ, TÜKETİCİDİR:
Müvekkille, konu başlığı altında belirttiğimiz daire ile ilgili 23.11.2008 tarihinde anlaşma yapılarak , davalı tarafından satış vaadinde bulunulmuştur. Buna karşılık, “ resmi satış ” yapılmamıştır. Ayrıca ana paranın sürekli artması ve bu borcun, geçmiş ödemeler aylara göre kıyaslandığında “ ödenmemiş şeklinde , artarak çoğalması nedeniyle , sözleşmenin aykırı bir sonuç ortaya çıkarması” müvekkili fazlasıyla mağdur etmiştir.Bu nedenle, sayın mahkemenizden, bu sözleşmenin feshine karar verilmesini ve ödenen bedellerin, müvekkilin oturmakta olduğu daire ile ilgili emsal bir kira bedeli belirlenip düşüldükten sonra, kalan paranın faiziyle iadesine, eldeki senetlerin de iptaline karar verilmesini talep ediyoruz.

Ş.Caddesi M.evleri ......................................... B........şehir- İstanbul adresindeki dava konusu daire için peşin 204.400 TL fiyat tespiti yapılmış; 120 ay vadeli, 1.750 TL aylık taksit ödemesi, 16.750 TL ile 36.750 TL aralığında 10 adet yüksek oranda ara ödemesi olan bir satış sözleşmesi gerçekleştirilmiştir. Satış sözleşmesi ve ödeme planı dava dilekçesi eki olarak sunulmuştur.

Yargıtay kararlarına göre, satış “ Adi sözleşme” ile yapılmış olsa da yetkili yer mahkemesi, Tüketici Mahkemesidir.
İşte konu ile ilgili Yargıtay kararı:
“ 4077 sayılı Yasa açısından önemli olan, davanın taraflarının bu Yasanın 3. maddesinde tanımları yapılan kişiler olması, yerine getirilmesi istenen hakkın da yasada tanımlı tarafları ilgilendirmesidir. Yasa kapsamında bir mal veya hizmetin resmi veya adi yazılı şekle uyularak yapılmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde önemi yoktur.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasada 4822 sayılı Yasanın 3/c maddesiyle değişiklik yapılarak "konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar" da tüketicinin korunması hakkındaki yasa kapsamına alındığından aynı Yasanın 23. maddesine göre bu yasanın uygulamasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesinde görülmesi zorunludur. Buna göre, olayda sözleşmeyle satılan konut nitelikli bağımsız bölüm olduğundan ve satıcı yüklenici ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketici konumundaki davacıya konut amaçlı taşınmaz mal sattığından davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekir..” T.C. YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ E. 2006/8827 K. 2006/10582T. 9.10.2006 -Kaynak: Kazancı Hukuk Otomasyon Programı

Satış, Tapuda yapılmadığı için, sözleşme geçersizdir: Şöyle ki, mülk satışı 634 Sayılı KMK'ya ve ilgili mevzuata göre resmi şekil şartına tabi olduğundan müvekkille yapılan satış sözleşmesi geçersizdir. Satışın doğrudan Tapu idaresinde yapılması gerekir.


2- ADİ SÖZLEŞME, 4077 SAYILI
TKHK' NA DA AYKIRIDIR:
Müvekkil, daireyi satın aldığı sırada, davalının ve aralarında TOKİ'nin, İ.... İnşaat ve Ticaret AŞ'nin ve F........ Gayrimenkul Geliştirme İnşaat ........ Adi Şirketinin (Adi = Sözleşmede böyle yazıyor) bulunduğu iş ortaklarının şöhretine, kamuoyundaki itibarına aldanarak, dava konusu sözleşmeyi ve ödeme planını inceleme gereği duymamıştır. Ancak satın aldığı daireye yerleştikten ve bir kısım ödemeleri yaptıktan sonra ana borcun, 1 yıl geçtikten sonra daha da yükselmiş olduğunu görünce paniğe kapılarak , sözleşme ve ek olarak kendisine verilen ödeme planını inceleme gereği duymuştur. Müvekkil, 11 ay x 1.750 ve ardından 16.750 TL taksit ödedikten sonra, ana paranın hala ilk ödediği taksit tarihindeki rakamın da üzerine çıktığını görünce şaşkına dönmüştür. 25.11.2008 tarihinde 205.716 TL ana borcu olan müvekkile, bu kadar ödemeden sonra, 207.911 TL ana borç çıkartılmıştır.

Müvekkil, dava konusu sözleşmeyi ve ödeme planını, kısa adı TTKD
olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği uzmanlarına incelettiğinde, bunların 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun maddelerine aykırı hükümler içerdiğini öğrenmiştir.

Şöyle ki;
- Satış, “ Taksitli Satış ” kapsamında olduğundan, dava konusu sözleşmenin 5. maddesinde yer alan “Satış bedellerinden birinin ödeme planına uygun olarak zamanında ödenmemesi durumunda alıcı hiçbir ihbara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş olacağını ve bu durumun akdin feshi nedeni sayılacağını kabul ve taahhüd eder. Ödeme planında yer alan taksitlerden her hangi ikisinin zamanında ödenmemesi halinde hiçbir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın satış bedelinin tamamı muaccel hale gelecektir..Ödemelerin ödeme planına uygun yapılmaması halinde alıcı satıcıya her ay çin aylık %10 gecikme cezası ödemeyi kabul ve taahhüd etmiştir ” ifadeleri, 4077 sayılı yasanın 6.A maddesindeki Taksitli Satışlar, hem de 6.maddesindeki Haksız Şartlar hükümlerine aykırıdır. Sözleşmeden anlaşılacağı üzere, sözleşme “TİP” sözleşmedir. Matbudur. Her iki halde de bu dava konusu sözleşmenin feshi gerekir.

Kaldı ki, Yargıtay kararlarına göre, “temerrüd şartı”, aynen şöyledir: “..Borçlar Yasasının 101.maddesinin; "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur." hükmü dikkate alınmalıdır. Borçlu ihtar ile temerrüt durumuna gireceğinden, ihtardan itibaren geçmiş günler faizini ödemekle yükümlü olacak, bundan ancak borç konusu olan şeyi tevdi etmekle kurtulabilecektir…” T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2004/19-205 K. 2004/246 T. 28.4.2004-m Kazancı Hukuk Otomasyon Programı


3- SATICI, ALICIYI İĞFAL ETMİŞTİR:
.4077 Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun' un 4. maddesine göre “ayıp kavramı” malın ayıplı oluşu ile sınırlı değildir. “.. tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı mal ” olarak kabul edilir.

Dava konusu dairenin “Satım sözleşmesi”, müvekkilin ondan beklediği faydaları ortadan kaldıracak, tüketiciyi sürekli olarak “merak ve endişeye düşürecek” ve “maliyeti” yanı sıra, “teslimi” de, “mevcut kanunlara uygun yapılmadığından” beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran nitelik arz etmektedir.

Müvekkil, “Resmi satış olmaması” ve nedeniyle, “Geçerli olmayan” bir sözleşme ila karşı karşıya kalmıştır. Esasen, sözleşmenin 7. maddesine göre, “11.05.2007 tarihli sözleşmenin devir ve temliki ile birlikte;satış bedeli haricinde bu sözleşmedeki tüm haklar ve yükümlülükler alıcıya devredilmiş olup; alıcı bu sözleşmeden dolayı her hangi bir nedenle satıcıya rücu etme hakkı kalmadığını kabul, beyan ve taahhüt eder” denilmektedir. Ancak, yüklenici ile yapılan sözleşmenin, ne olduğunu müvekkil öğrenememiştir. Hatta satın aldığı konutun, devrinin hangi şirket tarafından yapılacağı açık değildir.

Sözleşmenin 8. maddesine göre, davalı satıcı, taksit tutarının 2 katı miktarında ipotek tesis etmeyi, gayrikabili rücu ve taahhüt altına alırken, 9. maddesinde “..Yüklenici tarafından talep edilen edimlerin yerine getirilmesi ve satıcıya olan tüm borcun bitmesi durumunda konutun tapuda devir ve tescilini talep edebileceğini alıcı kabul,beyan ve taahhüt etmiştir” şeklindeki ifadeler, müvekkili ödemeler konusunda, her açıdan bağlarken, tapudaki devir ve tescil taahhüdünü, davalı satıcının koşulsuz yerine getireceğine ilişkin bir “KESİNLİK” yoktur.

Bu ifadeler, satılan yerin tapusunun kimin üzerinde olduğu, ne durumda bulunduğu ve müvekkile nasıl, kim tarafından tescil ve devredileceği konularında şüphe yaratmıştır.

Borçlar Kanunu hükümlerine göre, “Satıcının alıcıyı iğfal ettiği” şeklinde bir durum söz konusudur.

BK md. 200'e göre ''Müşteriyi iğfal etmiş olan bayi ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek mesuliyetten kurtulamaz.''

Müvekkil, 29.12.2009 tarihinde Beyoğlu 25. Noterliğinden çektiği ihtarname ile resmi satış yapılamıyorsa, “geçerli olmayan ihtarnamenin feshini” talep etmiştir.

Hukuksal Sebebler : 4077 sayılı TKHK, KMK, B.K. ve ilgili tüm mevzuat

Subut Nedenler : Sözleşme, ödeme planı, yapılan ödemeler, müvekkile verilmeyen yüklenici ile yapılan Gayri menkul satış vaadi sözleşmesi, 28.09.2005v tarihli ve 39129 yevmiye numaralı Yenimahalle 4. Noterliğinden yapılan TOKİ-.......İ....F...... anlaşması


Sonuç ve talep : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, dava konusu sözleşmenin feshine, müvekkilin oturduğu daire için emsal kira bedeli tespit edilerek, alacağından düşülmesine, bunun dışında kalan ödediği bedelin en yüksek banka faiziyle iadesine , davalıdaki zamanı gelmediği için ödenmeyen senetlere TEDBİR KONULMASINA, bilirkişi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerinim karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederiz.

Davacı : M.Veysel E.
Vekili : Av. O.K.


ADİ SÖZLEŞME, 4077 SAYILI
TKHK' NA DA AYKIRIDIR:


Müvekkil, daireyi satın aldığı sırada, davalının ve aralarında TOKİ'nin, İ.... İnşaat ve Ticaret AŞ'nin ve F........ Gayrimenkul Geliştirme İnşaat ........ Adi Şirketinin (Adi = Sözleşmede böyle yazıyor) bulunduğu iş ortaklarının şöhretine, kamuoyundaki itibarına aldanarak, dava konusu sözleşmeyi ve ödeme planını inceleme gereği duymamıştır. Ancak satın aldığı daireye yerleştikten ve bir kısım ödemeleri yaptıktan sonra ana borcun, 1 yıl geçtikten sonra daha da yükselmiş olduğunu görünce paniğe kapılarak , sözleşme ve ek olarak kendisine verilen ödeme planını inceleme gereği duymuştur. Müvekkil, 11 ay x 1.750 ve ardından 16.750 TL taksit ödedikten sonra, ana paranın hala ilk ödediği taksit tarihindeki rakamın da üzerine çıktığını görünce şaşkına dönmüştür. 25.11.2008 tarihinde 205.716 TL ana borcu olan müvekkile, bu kadar ödemeden sonra, 207.911 TL ana borç çıkartılmıştır.


 

Ana Sayfa Hukuksal haklarınız Nasıl şikayet edeceksiniz? Kurumsal kimliğimiz iletişim bilgilerimiz devre tatil aldatmacası