mmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

 

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre, emeklilikte:

         1- Ölüm ve bedensel zararlar, tüketici mahkemesi konusudur.
         2-
İş sözleşmelerinden doğan sorumluluklarda, ölüm ve bedensel zararlarda tüketici mahkemesi görevlidir.
          3- Sigorta sözleşmeleri kapsamında, trafik veya taşıma kazalarında, ölen kişinin yakınları veya bedensel zarara uğrayan kişilerin "
Sorumluluk ve can sigortalarından tazminat istemede", görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
           6502 sayılı TKHK ' a göre, Tüketici işlemi: "
hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığı yapılıyorsa, mal sağlama dışında her türlüsü, tüketici işlemidir. Mal ve hizmet piyasalarında, kamu + özel kişi de dahil, tüketicilere karşı, eser taşıma,simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. konular tüketici kanunu kapsamındadır; yetkili-görevli mahkemede tüketici mahkemeleridir. 
   
T I K L A Y I N   L Ü T F E N

 
Tel : 0553 856 29 18

Bu sitede, gerek 4077 sayılı yasa, gerekse tüketicilere fayda sağlayan tüm hukuksal mevzuat hakkında zaman zaman kapsamlı açıklamalara ulaşabileceksiniz.

 

* Bu yayını yapmamızdaki amaç, tüketicilerimizin tek başına olsa da

 " hukuk savaşını" kazanmasına olanak hazırlamaktır. Hukuk, hiç kimsenin tekelinde değildir. Önemli olan, aldatıldığımızı düşündüğümüz konularda doğru düşünmek, doğru yorumlamak, doğru yerde olmaktır.

 

*4077 sayılı yasa, " ayıplı mal ", " kapıdan satışlar" , " Sözleşmelerde haksız şart" konularında önemli yenilikler getirmiştir.

 

Tüketicilerin aldatılması en çok bu alanlarda gerçekleşmekte olduğundan, öncelikle bu konu başlıkları altında hukuksal bilgiler ve Yargıtay kararlarını sunuyoruz. Zamanla yelpazeyi geliştireceğiz. Devre tatil, genellikle " Kapıdan satışlar" kapsamında değerlendiriliyor. Bu nedenle " Kapıdan satışlara" örnek olarak "Devre tatil ile ilgili Yargıtay kararlarını " koyduk. Herkes şunu bilsin ki, bu alemin patronu, YARGITAY...Bölge mahkemelerinin verdiği kararların bir çoğu, Yargıtay'da bozularak dönebiliyor.

 

*6098 sayılı Borçlar Kanunu ile  6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ve Yargıtay kararları bize rehberlik ediyor. Cesur olun...

Sizi aldatanlardan daha güçlü olamazsanız, kazanamazsınız!

 

 *Her gün biraz daha zenginleşen bu kitap ve web sayfalarımız, size rehberlik edecektir. Kazanacaksınız...

 

*Hukuk, genellikle satın alma işlemlerinde aldatıldığımızı düşündüğümüz zaman ortaya çıkar... Başka zaman hiç ilgilenmeyiz. Ne kadar yanlış değil mi?

*Tespitler, 6502 sayılı TKHK ve ilgili yönetmelik kapsamında, AB Marka Tanıtma Geliştirme Ajansı tarafından yapılıyor ; TTKD ödüle aday gösteriyor.

"2017 Altın Marka Tüketici Ödülü"
kimin olacak?

Bunları bilmeniz gerek...

 

*Cep telefonu,mobilya, otomobil, devretatil, devremülk konusunda bize ihtiyaç duyuyorsanız, arayın.Çözüm merkezlerinden birisi ve önemlisi TTKD.ilgili kurumlarda uzlaşma talebi ile çözümlenemeyen konular elbette mahkemeye gider. Tüketicileri koruma Derneği, avukatlar ve mahkemeler mutlaka soruna çözüm getirebilir.

 

*Dikkat, avukatlara vekalet verdikten sonra, haksız yere davayı geri çekmeye kalkışırsak, Avukatlık sözleşmelerine ve ilgili hukuk kurallarına göre ,ödenen para geri istenemez. Hatta karşı taraf avukatına da davanın parasal değerinin % 12 si kadar vekalet ücreti ödemek zorunda kalırız.Aman dikkatli düşünün. Haksız iseniz, lütfen bize başvurmayın. Haksız çıkar elde etmek için mahkemelere açılan davalar, aleyninize sonuçlanır. Uyarmadık, demeyin. T. Tüketicileri Koruma Derneği bu güne kadar, avukatları ile veya hukuksal destek verdiği tüketiciler üzerinden çok sayıda dava kazandı.Tüketicilerin on binlerce dolarlık kayıplarını geri aldı.

 

*Yeni Borçlar Kanunu, binlerce, " kanun dışı " devre tatil sözleşmelerini fesih ettirecek..Haydi, görev başına.

Binlerce sözleşmeyi fesih ettirecek, Borçlar Kanunu' na sahip olduk. Bizleri kurtaracak kanun maddeleri:

 

* 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan,

“ Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde, borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur ” hükmü, bir çok sözleşmede aranacaktır. Devre tatil sözleşmelerindeki imzaların çoğunluğu şirketlerin “ Temsil ve ilzam yetkilisi ” tarafından imzalanmamış. İmzalar, bir çok sözleşmede, “yetkisiz ” satış elemanlarına ait.

 

MADDE 14- Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.

 

MADDE 15- İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur

Bu güne kadar, binlerce tüketiciyi, sokakta, “ sana hediye tatil çıktı” şeklinde oyun kurarak, satışa zorlayan, sözleşme imzalatarak, yıllarca hayatınızı çekilmez hale getiren, karşılığında da, sadece kendileri sebepsiz zenginleşen, bu şirketler şimdi yandı. Top sizde..Üstünlük size geçebilir.

 

Bu nedenle, dava konusu olan sözleşmeler, kolaylıkla fesih edilebilir. Yolu, açıldı. Daha önce, bu madde “ belirsizdi ” ve doğru yorumlanamıyordu. Davalıların temsil ve ilzam yetkilisinin kendi el yazısı ile imzalamadığı sözleşme “Geçersiz” ilan edilecek.

 

* 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan “ Genel işlem koşulları ” açısından incelendiğinde, madde 21, madde 22, madde 23, madde 25 ‘e göre, bu sözleşmeler, “ Kesin hükümsüzlük ” içermektedir.

 

Madde 27'ye göre de, davalılar “ Aşırı yararlanma ” içinde olduklarından, bu sözleşmeye bağlı kalmanız kabullenilemez.Hakimler, muhtemelen, “ Genel işlem koşullarında” hazırlanmış, tüketici ile müzakere edilmemiş, karşı tarafa tek taraflı çıkar sağlayan bu sözleşmelerin feshi yönünde karar vermek zorunda kalacaklar.

 

İşte Kanun maddeleri, Okuyun ve yorumlayın:

MADDE 21- Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.

 

Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.

 

MADDE 23- Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

 

MADDE 25- Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.

 

MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.

 

MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

 

MADDE 28- Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

 

Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.

 

MADDE 30- Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.

 

MADDE 31- Özellikle aşağıda sayılan yanılma hâlleri esaslıdır:

 

1. Yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa.

 

2. Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa.

 

3. Yanılan, sözleşme yapma iradesini, gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa.

 

4. Yanılan, sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa.

 

5. Yanılan, gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa.

 

Basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir.

 

MADDE 34- Yanılan, yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremez.

 

Özellikle diğer tarafın, sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmesi durumunda, sözleşme bu anlamda kurulmuş sayılır.

 

MADDE 36 - Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.

 

Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.

 

MADDE 77- Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.

 

Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.

 

MADDE 82- Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

 

*“ Mülk vaadi öngören sözleşme ”, Tapuda veya Noterlikte “ Resmi” olarak yapılması gerektiğinden, 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu'nun 12. maddesine göre, “ Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz” maddesi ile bu sözleşme fesih edilmelidir . Devre mülk, ya da gayrimenkul hisse vaadi ile satılan, devre tatil sözleşmeleri bu kapsamda …Yeni Borçlar Kanunu'nun, bu maddesine göre, fesih davası açılabilir.

 

* Bakım aidatlarından, mülk sahibi, intifa hakkı sahibi ve sükna ( oturma hakkı) sahibi sorumlu . Yasaya göre, devre tatil sözleşmelerini düzenleyenler, “ Kullanım hakkı( intifa)” vaadinde bulunurken, bunları tapuya tescil ettirmediklerinden, sizin sorumluluğunuz olmayacak.. Dikkat, bazı sözleşmelerde, kiracı sıfatıyla bu bakım aidatlarını yüklüyorlar..Görüyorsunuz, yeni borçlar kanunu, kesip atmış: Kanun dışı...

 

İşte kanun maddesi:

 

“ 3. Yapı malikinin sorumluluğu :

a. Giderim yükümlülüğü

MADDE 69- Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

 

İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar …”

 

Tapu tescili yapılmamış ise, hiç bir sorumluluğunuz yok..

Bu açıdan da, bu sözleşmeleri fesih ettirmenin yolu açıldı.

 

 

Adresimiz: Perpa Ticaret Merkezi, B Blok, Kat:13, No:2363 , Okmeydanı- Şişli / İSTANBUL    TEL:  0553 856 29 18

web: http://www.ttkd.org.tr     e-mail: tuketicilerikoruma@yahoo.com  (Şikayetlerinizi e-posta ile bildirin, sizi  biz arayalım)                 

Bu web sitesi, Mehmet Barak  tarafından ADOBE MUSE ile gerçekleştirilmiş bir tasarımdır. İzinsiz alıntı yapılamaz